Ya Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni
3/6/2008 · Kategori: şiir / yazı
Leylâ ile Mecnun'un aşkına karşı çıkan aileleri yüzünden Leylâ'yı göremeyen Mecnun, çöle düşüp ceylanlarla arkadaşlık etmeye başlar. Mecnun'un babası, Mecnun'u, iyileşmesi için Kâbe'ye götürür. Çünkü orada Allahü Teâlâ'ya edilen dualar kabul olur. Mecnun, kendisini Leylâ'dan vazgeçirmek isteyen babasına çok kızar ve inadına, içindeki aşkı daha da büyütmesi için şu duayı eder :
...
Ya Rab belâ-yı aşk ile kıl aşina beni
Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüdâ beni
Az eyleme inâyetini ehli derdden
Yani ki çok belâlara kıl mübtelâ beni
Oldukça ben götürme belâdan iradetim
Ben isterim belâyı çü ister belâ beni
Gittikçe hüsnün eyle ziyâde nigarımın
Geldikçe derdine beter et müptelâ beni
Öyle zaîf kıl tenimi firkatinde kim
Vaslına mümkün ola getürmek saba beni
Nahvet kılıp nasib fûzûlî gibi bana
Ya Rab mukayyed eyleme mutlak bana beni
...
( Günümüz Türkçesi :
Ya Rab aşk belasıyla içli dışlı kıl beni,
Bir an bile ayırma aşk belasından beni
Az eyleme yardımını dertlilerden,
Yani bir sürü belalara müptela et beni
Ben olduğum sürece beladan dileğimi çevirme
Ben belayı istiyorum, çünkü bela ister beni
Gittikçe artır sevgilimin güzelliğini,
Bana gelince onun derdine daha çok müptela et beni
Onun ayrılığında öyle zayıflat beni ki
Hafif esen sabah rüzgarı bile ulaştırabilsin ona beni
Ya Rabbi bana gereksiz gurur verme
Bir an bile başbaşa bırakma kendimle beni..
Not : Son beyit, mahlâs beytidir. Yani büyük Azerî şair Fuzulî, kendi ismini söylerken aynı zamanda da "gereksiz" anlamını kullanmıştır. "Fuzulî'nin gururu" ile "gereksiz gurur" anlamları aynı kelimededir. Çünkü, kendi gururunu gereksiz bulmaktadır.)
Bu duası Allahü Teâlâ'nın katında kabul olur ve aşkı daha da alevlenen Mecnun, bütün vaktini çölde geçirmeye başlar...
...
Hikayenin devamı var.
Ama ben henüz buradayım.

