Blogger'a geçtim : GünCeraN

24/6/2008 · Kategori: sanal alem

Hazır fırsatını bulmuşken yazayım. Çünkü iki dakika sonra büyük ihtimalle yine kapanacak.Siritiyor

Blogcu'nun bitmek bilmeyen sorunları nedeniyle ve "hazır isim değiştirmişken servis de değiştireyim" diye Blogger'a geçtim. Oradan devam etmeyi düşünüyorum.

Google PR tablosuna göre, önümüzdeki PR güncellemesinde bu sayfa PR 2 değerine yükseleceğinden adres değişimi yaptığım arkadaşlarım, ister Blogra'yı, ister GünCeraN'ı kaydetsinler. Ya da Blogra'yı GünCeraN adıyla kaydetsinler. Ama onları yeni sayfama da ekleyeceğimi bilmelerini isterim. Göz Kirpiyor

İşte, yeni sayfam :


2. Günce Günü ve Pandorina

21/6/2008 · Kategori: sanal alem



Blogcu Forumu ailesi olarak gelenekselleştirdiğimiz günce günlerinin ikinci talihlisi pandorina oldu.


Forumdaki 170 mesajının 84'ünü - yarısını - geyik muhabbetinde kullanan ve "rock sever ifadeden" () vazgeçmeyen pandorina, yani nam-ı değer ankebutulu13, "İslami mizah - Kendi Çapında" sloganını kullanıyor.

Mesnevi'den alıntılar ve Necip Fazıl'dan şiirler sunarken, mizah tarzında fıkra ve resimler de ekliyor. Bunun yanında felsefi yanını da güçlendiren pandorina, çeşitli paradokslarla da dikkati çekiyor. Ayrıca, o da benim gibi bir Sagopa hayranı. Fakat Sagopa'nın hayatını Vikipedi'den doğrudan kopyalayıp okumadan yapıştırması, sadece ziyaretçi çekmek amacıyla yapıldığını gösteriyor. Ama, konularının %90'ını kopyalayıp yapıştırdığı için bunu hoşgörmek gerekir.

Tasarımı, Blogcu'nun en beğendiğim tasarımı. Hatta, benim ilk Blogcu sitem olan Elektronik Mürekkep'i, bu tasarımı biraz değiştirerek hazırlamıştım. Fakat, pandorina bu konuda da benim hoşuma gitmedi. Çünkü, arkaplanı zaten siyah olan yazıların çoğunu - Mesnevi'leri, kategori/tarih kısmını...vs. - siyah renkte yapmış ve seçmeden okunmuyor. Ayrıca, yandaki Bağlantılarım bölümünde, sayfa adreslerinin başına "http://" takısı eklemediğinden sitelere ulaşılmıyor. Hatta, "20 soruda evrim" isimli Harun Yahya (Adnan Oktar) kokan "20 soruda evrim" isimli kategoriye hiç ulaşılmıyor.

Sayfasında tek beğendiğim yer, o meşhur "uzun cümlesi". Türbanlıları savunuyor, onların "öcü gibi gösterilmesine" tepkisini ortaya koyuyor. Ama, benim de her zaman söylediğim "başörtülülere evet, türbanlılara hayır" lafının mantığını hala çözememiş durumda. Kulağını tersten tutmakla meşgul. Ben mitinglere katılmanın gereksizliğini düşünüyorum, çünkü mantık güzel olsa da yaptırım gücü yok mitinglerin. Ama o, Atatürk ilke ve inkılâplarına sahip çıkmayanları kutluyor. Sonra, Mehmet Ali Birand'dan en az benim kadar nefret ediyor ama - bir diğer sevmediğim isim olan - Fatih Altaylı'nın programındaki kızlar hakkında bir yazısını göremedim.

Söylenecek çok şey var da kısa keseyim. Çünkü, bunları okuyunca bana acı bir yorum bırakacağından eminim. Ama "elçiye zevâl olmaz". Özetle, fikirlerini daha nesnel hale getirmesinden, tasarımını değiştirmesinden, özellikle kopyala-yapıştır'dan vazgeçmesinden başka dileğim yok kendisinden.

Son olarak, Eylül 2005'te başlamasına rağmen, bunca zaman kopyala-yapıştır'dan kurtulamamasına üzüldüm. Ben de Ocak 2005'ten beri çeşitli sayfalarda devam ettim ama genelde kendi kişisel yazılarımdı. Nacizane tavsiyemdir.

- Not : "Blog Günü" yerine bilerek "Günce Günü" dedim. Artık, "blog" kelimesi yerine "günce" demeye başlıyorum. Çünkü, kelimeler kullanıldıkça yaşar. Uygun bir takma isim ve gerekli zamanı bulabilirsem, "blogra"dan başka bir isimde devam etmeyi düşünüyorum.  -

Mavi Bisiklet (Mim)

10/6/2008 · Kategori: sanal alem

"Mim" denen naneyle en sonunda ben de müşerref oldum. Efendime söyleyeyim, "mim" blogcuların birbirine ödev olarak verdiği konular ya da sorularmış. Ben de yeni öğrendim ve ilk mimimle karşınızdayım. Dil çıkar

Tr Tekno arkadaşım, yazısını bitirdikten sonra siteme uğrayınca konuyu bırakıp gitmiş. Söyleyeyim de beni de eklesin yazısına.  Gerçi bana da ekleyecek pek birşey bırakmamış.

Efendim, konumuz Mavi Bisiklet.

Hani hep deriz ya, "ben bu konu hakkında duyarlıyım, ama kimse bir adım atmamışken tek başıma uğraşamam." Kimse demese de ben bazen derim bunu. İşte, Mavi Bisiklet ekibi, bunun için adım atmaktan, hatta pedal çevirmekten çekinmeyen bir oluşum.

2006'nın Eylül'ünde Sağlık Bakanlığı'nın desteği sayesinde Türkiye Bisiklet Federasyonu'nun binlerce üyesi İstanbul'dan Antalya'ya kadar pedal çevirdiler ve gittikleri her yerde millete kanseri ve kanserden korunma, kurtulma yöntemlerini anlattılar. Onkoloji uzmanları bu güzel, hem sportif hem bilinçlendirici ortamda insanlarla daha yakın oldular. 2007'de "meme kanseri" konusunu kendilerine amaç edinen Mavi Bisiklet,  İstanbul'dan İzmir'e yola çıkmış.

...Ve bu sene, yine "meme kanseri" konusunu anlatmak için Rize'den yola çıktılar. Bütün Karadeniz sahilini gezerek İstanbul'a varmayı hedefliyorlar.  Halen yoldalar : 5-14 Haziran.

Kampanyaya destek vermek isteyenler, bisikletlerini alıp Mavi Bisiklet'e katılsınlar. Şimdiye kadar binlerce katılımcı sayesinde mammografi merkezlerine, onkoloji hastanelerine önemli katkıda bulunuldu.


...

Sanırım şimdilik yeterli. İlk aldığım mimin, böyle önemli bir konuda olması beni çok sevindirdi. Şimdi de benim birisini söylemem gerekiyor. Ben de topu, pardon "mimi" hemen Shawn Ralf'e atıyorum.Kahkaha

Blog Günü ve Shawn Ralf

10/6/2008 · Kategori: sanal alem


arkadaşlar geçen gece uyuyamayınca aklıma bu fikir geldi bilmem siz nasıl buluursunuz bu fikri.bi konu açalım orda blog günü'ne katılmak isteyenlerin isimlerini alalım ve kura gibi bişi yaparak sıralamayı belirleyelim.sonrada diyelim sıra ortamkaynak'ta ise, blog gününe katılmış diğer bloglarda ortamkaynakın blogunun tanıtımını yapsın kendi bloglarında.bir gün seçelim o gün yapalım bu işi.her hafta bir blog şeklinde. ne dersiniz. üstelikte bu uygulama dünyada ilk defa bu forumda uygulanacak bişi olacak.tabi bu fikri daha öncede düşünen olmamışsa :süpper:

Forumdan yasinsarul adlı arkadaşımın, yukarıda, olmayan virgülüne bile dokunmadığım yazısından sonra Blog Günü düzenlenmeye başlandı ve ilk talihli de Erman, yani Shawn Ralf oldu. Forumun yöneticisi tamkarışık'la aynı avatarı kullanarak dikkatimi çekmişti ilk önce. Fakat forumuna girince birçok konu hakkında kısa ve öz yorumlar girerek ve günlük hayatı hakkında samimi yazılarıyla ilgimi artırdı.

Son zamanlarda duymaya alışık olduğum anlık mesaj yazılımı twitter'ı da kullanan Erman kardeşim, okuduğu kitapları da sayfasında bizimle paylaşarak genel kültür konusunda farklı fikirler edinmemize de yardımcı oluyor.

Benim tematik şablonuma nazaran, yeni nesil Web 2.0 denen nanenin en güzel taraflarından biri olan sadeliği ile de Blogger/Blogspot servisinin bence en güzel şablonlarından birini seçmiş kendisine. Mavi, tasarım açısından sevdiğim renklerdendir çünkü.

Yazarlık hayatının devamını diliyorum. Kalemine sağlık, Erman. Göz kırp

Blog dünyasının kalbinin attığı yer

10/6/2008 · Kategori: sanal alem



Her biri kendi dünyasının efendisi olan yazarlar ve yazar adayları, işte tam şu anda okuduğunuz sayfanın sahibi gibi okunmak istiyorlar. Kim istemez ki? İşin edebiyat tarafına girmeye çalıştım ama galiba biraz daha uzatırsam işin içinden çıkamayacağım.

O zaman bu kısmını foruma bırakalım.

Kendi menüme koyduğuma bakıp kişisel forumum olduğunu sanmayın. Blogcu'nun kendi forumunun olmadığı bir zamanda blog yazarlarının gereksinimlerini karşılamaya yönelik bir amaçla "Blog dünyasının kalbinin attığı yer" sloganı ile ortaya çıkarak, değişik blog servislerinden birçok blogcuyu bünyesinde barındıran Blogcu Forumu, tam bir "aile ortamı". Artık sürekli takip ettiğim ve kendimi de aileden biri saydığım bir yer.  Sadece blog ve sayfa tasarımı hakkında yardım etmekle kalmıyor, hayatın içinden eğlencelikleriyle de keyifli paylaşımlara olanak sağlıyor. Bu yüzden, herkese açık, herkesle içiçe.

Yukarıdaki resim de, benim bu site için, Web 2.0 özelliklerini ve kendi hayal gücümü birleştirerek yaptığım resimlerden biri. Siteyi de bu resim kadar beğeneceğinize eminim.Göz kırp

« Önceki ::