Kim olduğunuzun farkında mısınız?

19/4/2008 · Kategori: tarih

Bu tür yazılara ara vereceğimi söylüyorum güya. Ama ben bıraksam, gerçekler beni bırakmıyor.

SABAH grubu el değiştirdikten, Yılmaz Özdil de ayrıldıktan sonra, SABAH gazetesi almamaya başladım. Ama evde gazete bitmiş. Sofranın altına koymak için gazete lazım. Bol bol sayfası olan bir gazete lazımdı. Kardeşim gitmiş, almış.

Az önce Hacer Gemici'nin yazısını okuduktan sonra, gazeteyi kaptığım gibi bilgisayar başına geçtim. Yazının sonunda şöyle diyor :

Enerji sektörünün duayeni Tuğrul Erkin, Türkiye'nin artık enerjide yanlış yapma lüksü olmadığının altını çiziyor. Erkin'in anlattıkları ilginç. Her hükümet değişikliğinde, 'petrol bulundu, gaz bulundu' gibi haberlerin arttığına işaret eden Erkin, Afşin Elbistan'da bulunan 3.2 milyar tonluk linyit rezervi ile ilgili olarak şu ilginç detayı anlatıyor: "Orayı son anda umut kesilmişken Almanlar buldu. Ben bunu Almanlara sorduğumda aldığım yanıt şuydu: "Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde, 'Elbistan'da savaşan kavimler yeraltından çıkardıkları taşları yakıyordu'  diye yazmış. Asıl kaynağımız odur."


Görün işte, duyarsız kalınca ne hallere düşüyoruz! Gezginliğiyle, araştırmacılığıyla gurur duyduğumuz Evliya Çelebi'nin hemen hemen her kütüphanede bulunan eseri Seyahatname'si Almanlar'ın işine yarıyor. "Biz, kendimizi tanımıyoruz, toprağımızın kıymetini bilmiyoruz" derken bunu diyorum işte.

***
Hangi birisini anlatayım, hele hele Doğu Türkistan'ı nasıl anlatayım, hangi kelimelerle anlatayım? Çin, sahipsiz sandığı Uygur topraklarını sömürürken, Çin elçileri tarih boyunca yaptıkları gibi "güleryüzlülükle, tatlı sözle" Doğu Türkistan'ı inkar ediyorlar. Bizimkiler ise, Dünya barışının simgesi Olimpiyat'ı kutlamak için Çin'e baş eğiyorlar. Durum böyle olunca, çağlar öncesinden seslenen Bilge Kağan'ın sözlerini hatırlamamak imkansız :

"
Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırırmış. Yaklaştırıp, konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş. İyi bilgili insanı, iyi cesur insanı yürütmezmiş. Bir insan yanılsa kabilesine, milletine, akrabasına kadar barındırmaz imiş. Tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok, Türk milleti, öldün; Türk milleti, öleceksin!

***
İnternette en çok gezen yazılardan biri de, Japonlar'ın Çanakkale hakkında söyledikleri :

"Sizin Hiroşima ve Nagazaki gibi yerleriniz bizimkilerden çok daha etkilidir. Bir metrekareye bin merminin düştüğü Çanakkale Zaferi'nin kazanıldığı tarihî savaş alanları sizde. Çocuklarınızın ve gençlerinizin şoke olması için yeter de artar bile. Dünyanın en gelişmiş ve güçlü ordularına karşı Türkler olmazları olduruyor ve bütün dünyayı hayretler içerisinde bırakan bir zafer kazanıyorlar. İşte sadece bu olay, bu bölge ve bu zafer dahi gençlerinizin milli şuur kazanmalarına yetecek örneklerle doludur. Bu sebeple gençlerinizi Çanakkale'ye götürüp gezdirmelisiniz. Bölgeyi bilerek gezmeli, atalarının ne olmazları başardığını gururla görmeli, iftiharla öğrenmelidirler.. Daha sonra onlara demelisiniz ki: Sizler de birlik beraberlik içinde çalışmazsanız, düşmanlarınız yine gelirler, Çanakkale'yi işgal etmeye kalkışırlar, yurdunuzda özgür yaşamayı size layık görmezler... Ama çalışır, teknolojiyi yakalarsanız, ülkenizi kalkındırır, ilerleyen ülke haline getirirseniz, düşmanlarınızın sizi etkileri altına alma cesaretleri yok olur. Özgürlüğünüzü korursunuz.. İki büklüm değil, başınız dimdik yaşarsınız!.."

***

Uzun yıllar Türkiye’de kalan Mevlânâ ve Yunus uzmanı İtalyan müsteşrik Anna Masala’nın bir lafı var:

"Siz Türkler hazine sandığının üstüne oturup dilenen dilencilere benziyorsunuz. Oturmuşsunuz hazine sandığının üstüne ama neyin üstüne oturduğunuzun farkında bile olmadan elinizi de açmışsınız ve her şeyi Batı dünyasından dileniyorsunuz."

Aslında bunu Ahmet Hamdi Tanpınar, çok daha önce dile getirmişti :

"
Tarih, bizim üzerine uzanıp yatacağımız bir hamak değildir."

Yeri gelmişken, bütün bunlar, hamakta sallanıp, 301 furyasına kapılanlara da duyurulur.

Herkese "iyi tatiller".

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »