İnsanoğlu gariptir.

13/6/2008 · Kategori: defterim



Kusura bakmayın ama, duruyorum, duruyorum, bir şey söylemek istemiyorum. Ama sonunda dayanamıyorum.

Türban mevzularında "türbana karşı olan, başörtüsüne saygı duyan" bir tutumdayım. İyi niyetli olanlara saygım sonsuz, ama kötü niyetli olanların gelecekleri varsa görecekleri de var.  Hepsinin böyle olmadığını bizzat biliyorum. Ama sanki özenle getirip koymuşlar şu iki "laleyi". Tam herşey duruldu, göz zevklerinden ve anlamsız inatlarından dolayı başörtülüleri üniversitede istemeyenler bile alıştı diyoruz. Pat! Damdan düşer gibi çıkıyor karşımıza, yine gündemi kendilerine çevirmeyi başarıyorlar. Üstelik, tam da parti kapatma arifesinde.

Amaç, yine 28 Şubat'taki gibi kaos yaratmak. Zaten, memleketi sata sata "kalkınma" hamlesini başardılar. (!) Şimdi, sıra "demokrasi" (!) atılımında.  Yeni partinin ismi : Adalet ve Demokrasi Partisi olduğu dilden dile dolaşıyor. Geçmişe dönersek, Milli Görüş'ün karanlık çarşafından başka bir şey göremeyiz elbette, ama isimden gidersek, Adalet Partisi'nin,  Demokrat Parti'nin ve kapatılmak üzere olan bir başka partinin, Demokratik Toplum Partisi'nin topluma ne kazandırdığı ve ne kaybettirdiği ortada. Gerçi kazandırdıkları pek ortada değil. Varsa da satıldı!

Şimdi, milliyetçi gençliğin ne yapacağını merak ediyorum. Bir taraftan, maneviyatçı yönüne bağlı olarak savunulan başörtüsü var, diğer tarafta Atatürk'e hakaret edip şeriat isteyen, üstelik İngiliz himayesinde bir şeriat isteyen bir kısım insansı var.

Bana göre İslamiyet'i, türbanın arkasına saklanmak olarak görenler,  mızrakların ucuna Kur'an sayfaları takıp saldıran Muaviye yanlısı Haricilerden farksızlar.

Bunlar, daha şimdiden Atatürk'e dil uzatmaya başladılar bile.  Aklımda tam da buna uygun bir fıkra var : anlayana!

"Lider, lider.." denen insan da kendisine miras kalan bu davaya sahip çıkmak yerine her defasında develeri çadıra almaya devam ediyor. Bakalım, nereye kadar devam edecek? Kendisini, "Başbuğ" mu sanıyor?

Uzun lafın kısası, en güzelini yine Mutlu Çelik demiş. ( Not : Herkes Neyzen Tevfik diye biliyor, ama haberde yazdığı gibi, Mutlu Çelik'e ait.) :

Esir iken mümkün müdür ibadet ?
Yatıp kalkıp Atatürk'e dua et !
Senin gibi dürzülerin yüzünden
Dininden de soğuyacak bu millet !

İşgaldeki hali sakın unutma,
Atatürk'e dil uzatma sebepsiz!
Sen anandan yine çıkardın amma
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz !

nokta.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

1 yorum yazılmıştır

Yazan:CessALaL | Tarih: 2008-06-15 00:52:26
Konu: Kurtuluş savaşını Maraş'tan başlatıp Nene Hatun'la Sütçü İmam'ı yanyana koyan biri Atatürk'ü sevmiş ne yazar, sevmemiş ne yazar...




Durduk yere bu bayanı çıkartıp dini alet eden zihneyete kızmak lazım.Bundaki amaçları da "her başı kapalı kişi böyle düşünüyor aslında Atatürk'ü sevmiyor" ilkesini benimsetmek ki çoğu kişinin o haberi izlediğinde verdiği tepki böyleydi.Ordaki bayan daha Kurtuluş savaşını bilmiyor "Maraş mı,Erzurum mu " sözlerinden anlaşılıyor bu.Bilinçsizce konuşanların dediği laf kaile alınmaz. Bilgin varsa o tür konuda birşeyler söylersin yoksa da susarsın. Yok Atatürk'ü sevmiyorum. Yok bizi imamlar kurtardı hikayelere ancak senin gibiler inanır.


Düzenleyen CessALaL gün: 15/6/2008 saat: 00:53

Bağlantı » »

« Önceki :: Sonraki »