25/10/2008 · Kategori: guncel

Dün (24 Ekim) yaklaşık 14.00 civarında Blogger'a girilmemeye başladı. Sebebi ise,
"T.C. Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir."
olarak verilmiş.
Akşam saatlerinde beliren ibare, birkaç saat sonra kalkmış. En azından benim bilgisayarımdan. Çünkü o kırmızı "Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir." yazısını görmedim. (Var mı bilmiyorum, halen yok) O sırada üniversiteden eve doğru geliyordum. Arkadaşlarımın uyarması ile haberim oldu.
Sadece benim sayfamın engellendiğini düşünmeleri beni de öyle düşündürdü ve daha yeni eklemiş olduğum "DTP sitesinin şifresi kırıldı" haberi ve kendi yorumum yüzünden kapatıldığını düşündüm.
Çünkü her zamanki gibi, hükümet politikalarına, terör örgütü ile ilişkisi olan siyasi partilere ve Amerikan emperyalizmine karşı saydırıyordum. Bu da, tam da Ergenekon davası sırasında davaya etki etmemesi için geçici olarak kapatılan sitelerden biri olduğumu düşündürdü. Fakat, benim sayfam o kadar geniş çaplı bir sayfa değildi ve Uludağ Sözlük'te benimle birlikte yazan onlarca, hatta yüzlerce yazar yüzünden, benim sayfamdan önce Uludağ Sözlük'ün kapatılması gerekirdi. Ekşi Sözlük'ün defalarca kapatılması buna örnekti.
Nitekim eve geldiğimde anladım ki, bütün site kapatılmış.
Ama Diyarbakır Mahkemesi'nin kapatmasında bir nokta olmalıydı. Diyarbakır Mahkemesi'ne Blogger'ı kapattırmak için başvuran kişinin ikametgahı yine o civarda yaşayan kişilere ait olmalıydı. Bu sebepten, DTP'nin hakim olduğu Diyarbakır'da, DTP sitesinin ele geçirilmesinin üzerine yapılan yorumlardan rahatsız olanların başvurduğu ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Yani, aklıma gelen şey doğru olabilir ve bunda benim payım da bulunabilir. (Ama, 20 Ekim tarihli bir karar olduğundan bu ihtimal de geçersiz kalıyor. )
Neticede, kapatılma sebebinin ne olduğu şu an bilinmiyor.
Her ne olursa olsun, bir video yüzünden bütün Youtube'u kapattıran, bir yorum yüzünden bütün Gazetevatan'ı kapattıran, bir bilmemne yüzünden Google Grupları'nı, hattâ Wordpress'i kapattıran sansür sistemi şimdi de hukuki olaylarla ilgisi olmayan binlerce günce yazarının da dahil olduğu, en çok kullanıcının Türkiye'den olduğu ve dünyanın en büyük "blog" sistemini kapattırarak aslında Türkiye'yi dünyaya kapatıyor. Çünkü, medyanın tekelleştiği ve üç-beş çıkarcı insanın elinde olduğu bir ülkede gencinden yaşlısına insanlar, dünyayı internet sayesinde tanıyor ve sesini bu yolla duyuruyor.
"Sansüre Hayır" eylemlerinin en yoğun olduğu zamanda, "gavur icadı" bahanesiyle kendi istemediklerini duyurmamak isteyenler, ellerindeki gücü milletin zararına kullanmaktan çekinmedikleri gibi, uluslararası arenada da bakışları üzerimize olumsuz şekilde çekmeye devam ediyorlar.
Öncelikle sanal alemi savunacak sivil toplum örgütlerinin, sonra da hükümette teknolojiden sorumlu olan/olacak bakanların bu duruma bir çözüm getirmeleri gerekmekte!
Gerçi Türk Telekom'u Araplar'a satan bir anlayışla nereye kadar? TTNET Video'ya dikkat çekmek için Youtube'un kapanması, şimdi de her yerde "TTNET Blog mu açılıyor?" sorusunu gündeme getiriyor. Haksız da sayılmazlar...

12/6/2008 · Kategori: guncel
İstatistiklerime bakarken, "erzurum'da sabah ezanı sırasında beliren gözler" ve türevleri şeklindeki aramalarda Google'ın, ziyaretçileri benim Nene Hatun'la ilgili konularıma yönlendirdiğini farkettim. Ben de hak geçmesin diyerek bu konuyu da sayfama almaya karar verdim.
Bir şey ekleyerek : Her yerde Erzurum, Azerbaycan..vs. şeklinde gösterilen görüntüler, İnegöl'de çekilmiştir. Aşağıda da bahsi geçen olayın videosunu izleyip, ayrıntısını okuyabilirsiniz.
İnegöl’de sabah namazı vaktinde gökyüzünde beliren bir çift göz tüm cemaati adeta şoke etti. Tüyler ürperten sıra dışı görüntüler bir vatandaş tarafından kaydedilirken Dün e-postayla ulaşan görüntüler kelimenin tam anlamıyla tüyler ürpertti.
Ulusal video sitelerine dün eklenen ve İnegöl’de çekildiği öne sürülen görüntüler, sabah ezanın okunduğu esnada göze çarpıyor.
Vatandaşlar yağmurun yağdığı ve şimşeklerin çaktığı esnada gökyüzünde beliren bir çift gözü meraklı bakışlarla izliyor. Bu esnada kameralı cep telefonu olan bir vatandaş gökyüzündeki esrarengiz görüntüyü saniye saniye görüntülüyor.
Bu görüntülerin ortaya çıkıp internet ortamına dağılmasının ardından bir ulusal kanalın resmi internet portallarında yayınlanan ve en çok izlenen videolar arasına girmeyi başaran görüntülerin kime ait olduğu ve İnegöl’ün hangi mahallede ya da köyünde çekildiğine ait ise her bilgi verilmiyor.
Kaynak : İnegöl Süper Kanal
5/6/2008 · Kategori: guncel
Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı'nın geleneksel olarak düzenlediği bu yıl 14.'sü gerçekleştirilen Türk Dünyası Çocuk Şöleni, Beşiktaş İnönü Stadyumu'nda çeşitli ülkelerden gelen 500 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Türk coğrafyasının her bölgesinden 40'dan fazla Türk çocuk grubunun katılığı şölende stadyum, Türk dünyasının bayraklarıyla renklendi. Şöleni, TBMM Başkanı Köksal Toptan, TBMM Başkanvekili Meral Akşener, İstanbul Valisi Muammer Güler, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Selamet, eski milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır ve çok sayıda protokol üyesi izledi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda Azerbaycan'da İstiklal Marşı sözlerini güzel okuma birincisi olan 2. sınıf öğrencisi Ayhan İsrafilli'nin okuduğu İstiklal Marşı şiiri stadyumda bulunanları duygulandırdı. Şölene katılan çocuk grupları bu sırada, sahanın ortasına Ay Yıldız motifiyle, "Atam İzindeyiz" dövizini oluşturdu. Meşalenin yakılmasıyla başlayan törende Bayrampaşa Ticaret Meslek Lisesi Halk Oyunları Grubu'nun "Anadolu Ezgileri" eşliğinde sergilediği ve tüm yörelere ait folklor gösterilerini sergilemesi yoğun alkış aldı.
Azerbaycan, KKTC, Türkmesinstan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Çuvaşistan, Başkurdistan, Tataristan, Yakutistan, Altay, Karaim, Balkar, Nogay, Karaçay, Kumuk, Kırım, Şor, Teleüt, Gagauz, Hakaseli, Tuva ve Bulgaristan Türkleri, Pomak Türkleri, Makedonya Türkleri, Kosova Türkleri, İran Türkleri, Bayır Bucak Türkleri, Irak, Batı Trakya Türkleri, Doğu Türkistan ve Terekemeler'den gelen 44 ayrı grup, kendi bölgelerine ait halk oyunları ile izleyenleri büyüledi.
"DAĞA TAŞA, UÇAN KUŞA SELAM GÖTÜRÜN"
Şeref tribününden çocuklara seslenen Toptan, "Sağduyunun, hoşgörünün, sevginin bir kültür ve medeniyet haline geldiği Türkiye'mize hoş geldiniz. Atatürk, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı çocuklara armağan etti. Yine Atatürk, 19 Mayıs'ı da gençlere armağan etti. Böylece Atatürk, çocuklarımıza ve gençlerimize Türkiye'nin geleceğine olan duyarlılığının sonucu bu kuşağa güvenerek yola çıktı. Türkiye Cumhuriyeti'nin başarılarının arkasında bu doğru hareket yatar" dedi.
Türk dünyasının, çocukların ellerinde aydınlık ve güzel göreceğini belirten Toptan, "Türk dünyasının geleceği sizin ellerinizde başarıdan başarıya koşacak. Sizlerin ellerindeki Türk dünyası, mutlaka aydınlık ve güzel günler görecektir. Sizlerin birbirine karşı sevgi dolu elleriniz, sizleri birbirine karşı yaklaştıran yüce duygularınız, hem kendi ülkelerinizde, hem Türk dünyasında gelecek için bizi heyecanlandırmakta, büyük ümitler vermektedir. Hiç kuşkumuz yok ki, Türk dünyasının geleceği sizin ellerinizde başarıdan başarıya koşacaktır. Barış ve sevgi dolu bayrağı, dünyanın her tarafına mutluluk, esenlik, refah ve huzur getirecektir. Biz buna yürekten inanıyoruz. Sevgili gençler ülkelerinize döndüğünüzde selamımızı tüm ülkelerinize, o ülkenin dağına taşına, uçan kuşuna götürünüz. Ve onlara deyiniz ki, 'Biz sizi çok seviyoruz. Biz size çok güveniyoruz'" diye konuştu.
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. Turan Yazgan ise, "Atatürk'ün 'Türk birliğine inanıyorum ve onu görüyorum' sözünden hareketle 14 yıldır düzenlediğimiz şölenle dünyanın her yerindeki Türk çocuklarını bir araya getirmeyi amaçladık. Şölenimizde, istikbalde dil, fikir ve iş birliği sağlayacak köprüler kurmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
Gösteriler her ülkenin halk oyunları gösterisiyle devam ederken, programında sonunda sahne alan Burak Kut ise çocuklara mini bir konser verdi.
Fotoğraflar :
Kaynak : Türkgündem
29/5/2008 · Kategori: guncel
Yunanistan'daki Pontus derneklerinin haftasonu düzenledikleri "Üç Soykırım Tek Strateji" adlı toplantı, Batı Trakya'nın Gümülcine kentindeki Arcadia otelinde gerçekleşti. Toplantıda, Batı Trakyalı Türk gazeteciler ölümle tehdit edildi.
"Üç Soykırım Tek Strateji" adlı toplantıya Batı Trakya Türklerine karşı yürütülen faaliyetlere destek vermesiyle bilinen işadamı Prodromos Enfiyecioğlu, eski meclis Başkanı Apostolos Kaklamanis, Şapçı Belediye Başkanı G. Pililiçis, Pontus dernek başkanları, Ermeni ve Ortodoks kilisesi temsilcileri ile yaklaşık 500 kişi katıldı. Etkinliğe Günülcine, İskeçe, Drama ve Dedeağaç bölgelerinden Pontuslular da katıldı.
Toplantıya gergin bir hava hâkim oldu. Yapılan bütün konuşmalarda Türkiye'nin Ermeni, Pontus ve Süryanilere uyguladığı sözde soykırımın uluslararası alanda tanınması ve Türkiye'nin tazminat ödemesi istendi. Bazı konuşmacıların Hitlerin yaptığı katliamlar ile Atatürk'ün yaptıklarının çok benzer olduğunu söylemeleri dikkatlerden kaçmadı.
Etkinliğin sonlarına doğru salonda bulunan Türk gazeteciler TRT muhabiri İlhan Tahsin, Ahmet Davut ve İbrahim Baltalı hedef gösterildi. Bazı kişilerin parmakla göstermesinden sonra kameralar Türk gazetecilere çevrildi. Gazeteciler fişlenircesine hepsinin tek tek fotoğrafları çekildi. 19 Mayıs soykırım günü dolayısıyla bastırılan yaka kartları tahrik edercesine Türk gazetecilere verildi. Etkinliğe katılan bazı davetliler gazetecilere, "Bu fotoğrafları yayınlarsanız sizi öldürürüz. Yeter artık fotoğraf çekmeyin, ses almayın!" türünden ölüm tehditleri yağdırdı, basın mensuplarını taciz etti.
Gümülcine'de yayımlanan aylık Rodop Rüzgarı Dergisi'nin sahibi ve gelen yayın yönetmeni İbrahim Baltalı, yaptığı açıklamada, "Demokratik bir ülkede sadece kendi geçmişlerini düşünen, kendi ülkelerindeki insanlara yapılanları görmek istemeyen bir zihniyetin, azınlık basınına gösterdiği bu tehditkar tavrı şiddetle kınıyoruz." dedi.
Kaynak :TürkGündem
***
İçinizde hâlâ Anadolu'yu kaybetmenin acısı var.
İçinizde hâlâ İstanbul'u kaybetmenin acısı var.
İstanbul'un sizden sonra daha da güzelleşmesini, dünyayı büyülemesini çekemiyorsunuz!
Hâlâ kendi yaptığınız soykırımları üstümüze yıkmaya çalışıyorsunuz.
Hâlâ dünyanın, önünde saygıyla eğildiği Büyük ATATÜRK'ü utanmadan karalamaya çalışıyorsunuz.
Her Haçlı'yı Fener Patriği'nin eteğine yolluyorsunuz.
Görevini yapan Türk gazetecilere bile tahammülünüz yokken Türkleri suçlamaya çalışıyorsunuz.
Unutmayın!
Fatih'in ordusu tek başına girdi İstanbul'a!
Mustafa Kemal, tek başına çıktı Samsun'a!
Türk Milleti kadınıyla, çocuğuyla, ihtiyarıyla döktü sizi Ege'ye!
Bugün 29 Mayıs!
Haçlı'nın baş eğdiği gün!
Bizans'ın tarihten silindiği gün!
Ortaçağ'ın kapanıp Yeniçağ'ın başladığı gün!
Türk'ün Dünya'ya hükmettiği gün!
Türk Milleti'nin gücü daha nice 1071'lere, 1453'lere, 1919'lara, 1922'lere, 1974'lere, 1996'lara yeter de artar bile !
Tarih bunu defalarca kaydetti!
Unutmayın!
ZATEN UNUTAMAYACAKSINIZ!Türk milleti, Türk milleti!
Aşk ile sev milliyeti!
Kahret vatan düşmanını,
Çeksin o mel'un zilleti!
23/5/2008 · Kategori: guncel

ÖNÜMÜZDEKİ BİR KAÇ HAFTA İÇERİSİNDE , TÜRKİYE'DE, BANDIRMA'NIN 30 MİL GÜNEYDOĞUSUNDA, 8.0 ŞİDDETİNDE BİR DEPREM OLMA İHTİMALİ OLDUĞU ÖNE SÜRÜLÜYOR.
BUNA GÖRE; DEPREM ÇİN'İN AVRASYA PLATOSUNA GERÇEKLEŞTİĞİ VE BU FAY HATTININ , TÜRKİYE'NİN KUZEYİNE KADAR UZANDIĞI, VE DOLAYISI İLE, BU FAY HATTINDA BASINÇ OLUŞTUĞU İDDİA EDİLMEKTE...
Kaynak : http://www.ireport.com/docs/DOC-22435?ref=email
« Önceki ::