Babam...

15/6/2008 · Kategori: defterim



Babam...
Nasıl anlatacağımı bilemediğim, ama özeti olduğum adam...
Hiçbir zaman onun gibi olamayacağımı bildiğim, ama hep özendiğim adam...

Babam...
Sertliğinde şefkât, tebessümünde hüzün, suskunluğunda fedâ, kahkahasında cefâ gizleyen adam...
Serçe parmağına tutunarak büyüdüğüm, ama tırnağı bile olamadığım adam...

Babam...
Gözyaşını gizleyen, yüzümüzü güldüren, akşamları yolunu beklediğimiz adam...
Geceleri sayıklamaları da olmasa dertli olduğunu bilmediğimiz, her zaman arkamızda olduğundan hiç görmediğimiz, kıymetini bilmediğimiz adam...

Dedemi kaybedince anladım babamın değerini; ilk defa o zaman gördüm babamın da ağlayabildiğini. Kardeşimle bizi yetiştirirken, sürekli, kendi babasını anlatır bize. Belki de onun baba sevgisinden dolayı bu kadar seviyorum babamı.

Yine de kelimelere sığdıramıyorum işte.

Zaman zaman kavga ederz onunla, aynı kutupların birbirini itmesi gibi. Sonra anlarım onunla ne kadar çok benzeştiğimizi. Aynaya bakarım, onu görürüm kendi yüzümde. Beni tanımayanlar kimin oğlu olduğumu bilirler o yüzden.

Bıyıklarım ilk terlemeye başladığında, aynada onun gibi olacağımı hissediyordum. Saçlarımı onun gibi tarıyordum, gayri ihtiyari. Ellerime bakıyorum. Artık onunkilerden daha büyük ellerim var, ama benim gözümde hâlâ dev gibi elleri var onun. Ben hâlâ babamın, serçe parmağıyla gezdirdiği küçük oğluyum.

Adam gibi adam olmak için, ne kadar az söylesem de, duygularımı senin gibi, sorumluluğumla ve gözlüklerimle gizlesem de...

Seni seviyorum baba.

Babam...
Evimizin direği...
Allah seni bize bağışlasın; başımızdan eksik olma.

Babalar günün kutlu olsun, baba...
"Allah, nice bu aylara, bu günlere kavuştursun hep birlikte, inşallah..."


 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »